Tik Medya
Tik Medya
Bahriye Ahmet BULGARİSTAN
KİMDİR

Sadakat ve Bağlılık

13.04.2018

İkisi de önemlidir. Günümüz ilişkilerinin çok hızlı bir şekilde tükendiği, her şeyin akıllı telefon ve inertnet tarayıcılarındaki arama motorlarının karşımıza çıkarttığı hazır cevaplarla çok da düşünmeye gerek kalmadan yaşadığımız bir dünyadayız. Yine de ikisi de önemlidir. Neden mi? Akıllı telefon kullanımına alışmak bile bir nevi bağlılıktır. Oysa ki geçen 20 yılda Türkçemizi canlı tutup, kültürel bağlılıklarımızı korumak için sürekli uğraştık. Aslında bahsetmek istediğim bu tür bağlılık. Eskiden insanlar arasındaki iletişim bu günlerde olduğu kadar kolay değildi. Bu denli güçlü ve kolay erişilebilir vasıtalar olmadığı için de bağlılık ve sadakat vardı, bunların getirdiği sadakat. Kültüre, aileden gelen terbiye ve asırlar süren geleneklere bağlılık.

90’lı yıllar isimlerimizin yeniden geri kazanıldığı ve Bulgaristan resmi makamlarının Türkçemizi okuma öğrenme hakkının yeniden tanındığı bir dönem olarak akıllarda kaldı. On binlerce Türk asıllı Bulgaristan vatandaşı devlet okullarında anne ve babaların dilekçe yazıp okullara sunması sonucunda seçmeli ders olarak Türkçeyi A ve B’den başlayarak öğrendi. Bambaşkadır; bir çocuğun ailesinden ve içinde yaşadığı topluluktan edindiği dili güncel hayatına taşıyarak sevgi, merhamet, anlayış, hoşgörü, feryat, üzüntü gibi duyguları özgürce ifade etmesi. Ana dilidir bu. Tam ‘son on 10-15 yıl içinde kına geceleri, büyüklerimizin elini öpme gibi adetlerimiz yeniden canlanmaya başladı’ derken, yaşıtlarım çocuklarına ana dilini öğretmemeye doğru yol almaya başladı. Oysa ki araştırıp bilmiyorlar dünya çapında kendi ana dilini bilip de küçük yaşta resmi dili de aynı anda öğrenen çocukların hoş görü duygusu çok daha gelişmiş olur, doğru şekilde ana dilini küçük yaşta algıladığında daha bir farklı bakar ve iki dilli olur. Önce ana dili derken işler tersine gitmeye mi başladı? Özellikle kuzeye gittikçe ana dilin doğru şekilde öğretilmesi ve güncel hayatta kullanılması aza indirgenmiş durumda. Adı Nil, Nevin, Cem, Nilay olan çocuklar resmi dili konuşup anlarken ait oldukları kültür hakkında neredeyse bir şey bilmiyor ve bunu normal olarak kabul ediyorlar.

Geçenlerde bir arkadaşımın 7 yaşında olan kızı ’Lelyo, dobre doşla dedi?’ - ’Teyze, hoş geldin?’. Önce Türkçe cevap vermek istedim, gülümseyerek ’hoş bulduk’ diyecekken annesi kaç göz işareti yaptı ve Bulgarca devam etmemi istedi. Küçük yeğeni uzun zamandır görmemiştim, mutlu olmuştum ama güzelim Türkçemizin kendimizin olan tarafından tercih edilmemesine de üzülmüştüm. Umarım bilinçlenir ve aslında bize verilen haktan yasal yollardan yararlanmayı biliriz. Bunu yapmadığımız taktirde kimseden sorumluluk üstlenmesini isteyemeyiz. Önce kendi içimizde olmalı.




   yazıyı paylaş

Sen de Yorumla..

Yorumlar..



© Tüm hakları saklıdır TİK MEDYA 2017

Bu sayfa 0.0071 saniyede oluşturuldu.