Tik Medya
Tik Medya
İsmail Sert
KİMDİR

Gel Bakalım Kurultay

23.07.2018

24 Haziran gecesinin erkeninde CHP adına yapılan “seçim 2. tura kalmıştır.” iddiasını ve açıklamasını, epeyce bayatlamış eski bir taktik olarak dinlemiştik. Üstelik açıklamayı yapan 3 milletvekilinin söyledikleriyle vücut dilleri hiç uyumlu değildi. Özellikle unvanı parti sözcüsü olsa da uzun zamandır Kemal Kılıçdaroğlu’nun sözcülüğünü yapan Bülent Tezcan’ın yanındaki iki milletvekili belli ki zor durumdaydılar.

Bu açıklama, derinde bir fay hattının harekete geçtiğinin ilanıymış. Kamuoyu olarak anlamamız biraz geç oldu.

Seçim her konuşulduğunda, en yüksek perdeden “hazırız” diye ses veren CHP, “hadi seçime” denilince birden değişiverdi. Elde kağıt, kalem, hesap makinası, seçim kazandıracak formülü ve adayı aramaya başladılar. Boşa koydular, dolmadı. Doluya koydular, almadı. Önce ‘Gül’ ile başladılar. Bu durakta biraz fazlaca oyalandılar. Sonra Şener, Kesici, Büyükserşen daha küçük duraklardı. Oralarda az kalsalar da vakit iyice daraldı. Sonunda, organik bir CHP’li buldular ve korkarak da olsa aday yaptılar. “Gel bakalım Muharrem” süreci böyle başladı.

İnce’yi Cumhurbaşkanı adayı yaparak, seçim otobüsünün üstüne çıkaran irade, başının üstüne camdan bir tavan koymayı da ihmal etmemişti. Plana göre; İnce basamakları biraz tırmandığında camdan tavana çarpmalı, böylece yükselişi sona ermeliydi. Böylece Kılıçdaroğlu seçim sonrasında, “Ben seçilmiş başkan, sen yenilmiş aday” diyerek devam edebilecekti.

Seçime giderken, bu hesaplaşma matematiğinin pek çok örneğini gördük. Milletvekili listelerinin hazırlanması sırasında yaşananlar bunlardan sadece biriydi.

Sonra seçim geldi. Seçim gecesi CHP geleneksel açıklamasını yaptı. Ardından Muharrem İnce’ye baskı başladı. Sonuçları protesto etmesi, mitinglerinde verdiği sözü tutup Yüksek Seçim Kurulu’nun önüne oturması bekleniyordu. İnce beklentileri boşa çıkardı. O gece ortalıkta hiç görünmedi. İlk göründüğünde ise “tutanaklarda kayda değer bir farklılık görülmemektedir.” açıklamasını yaptı. Kılıçdaroğlu’nun talebini reddetmiş, daha önemlisi; hem kendisi, hem partisi adına yenilgiyi kabul etmişti.

Seçim sonuçlarının meşruiyetini gündemde tutmanın yolunu bizzat İnce kapatmış oldu. Vakit ilerliyor, kamuoyu açıklama bekliyordu. Gerginlik had safhaya çıktı. Nihayet Kılıçdaroğlu, kameraların karşısına geçti. Başarıdan söz ederken söylediklerinin ne demek olduğunu kimse anlamadı. İnce’nin adını hiç anmadı. Partiden daha fazla oy almasını, CHP rozetini çıkarıp Türk Bayrağı rozetini takmasının sonucu olarak yorumladı. Ne demek istediği yine anlaşılamadı.

Siyaseti yakından takip eden kamuoyu, artık ‘köprülerin atıldığını’ fark etmişti.

Aldığı seçim sonucundan memnun olan İnce, yurdu dolaşacağını, CHP teşkilatlarını ziyaret edip vatandaşlara teşekkür edeceğini açıkladı. Genel merkezden “nerden çıktı şimdi bu!’ anlamına gelen rahatsızlık nidaları yükseldi. Fırsatı kullanıp ön almak isteyen Kılıçdaroğlu’ndan “Teşkilata haber gönderdim, İnce’yi il başkanlarımız gereği gibi karşılayacaklar” açıklaması geldi. Böylece hem teşkilat, hem İnce üzerindeki otoritesini gösterebilecekti. İnce “ne yani tersi mi olacaktı, örgüt cumhurbaşkanı adayına kapıyı açmayacak mıydı?” deyince safların net biçimde ayrıldığı ve safların arasındaki boşluğun iyice arttığı belirgin hale geldi.

İnce adına ‘Kurultay’ talebi dillendirildi ve delegelerden imza toplanmaya başlandı. Şimdi ortada bir imza sayısı kapışması var. 500’ü geçti mi? 600’e ulaştı mı? Önce imza verip sonra çekenler, ortamı kollayıp geç kalmadan kervana katılmak isteyenler... Ortalık toz duman.

Şimdilik sayı ne muhaliflere yarıyor, yani kurultay toplamaya yetiyor. Ne de merkezdekilerin koltuklarında rahat oturmalarını sağlıyor. İmza sayısı ortada kalmayacak, mutlaka bir tarafa evrilecektir.

Ancak imza sayısına bakmaksızın kurultay talebinin ne yönde ilerleyeceği bellidir. Ya ortada kalan delegeler, kaçılamayacağını görüp imzalarını kurultaydan yana kullanacaklardır. Ya da koltuğunda rahat edemeyeceğini anlayan genel başkan, imza sayısı tartışmasını sona erdirip, siyasi cesareti ve iradesiyle kurultayı toplayacaktır.

Sözün kısası; İlk gece yapılan “seçim 2. tura kalmıştır.” açıklamasıyla, seçimin 2. turunun içerde yapılacağından söz ediliyormuş. Evet, seçimin bitmesiyle CHP için artık yeni bir süreç başlamıştır. Onun adı da “gel bakalım kurultay” sürecidir.




   yazıyı paylaş

Sen de Yorumla..

Yorumlar..



© Tüm hakları saklıdır TİK MEDYA 2017

Bu sayfa 0.0084 saniyede oluşturuldu.