Tik Medya
Tik Medya
Oğuz Düzgün
KİMDİR

İTTİFAK YAPMADAN ERDEMLİ ŞEHİR KURULAMAZ

20.11.2018

Fârâbi, el-Medine’tül Fâzıla (Erdemli Şehir) adlı eserinde, mükemmel toplumlardan bahseder. Ona göre mükemmel toplumların en büyüğü olan büyük toplum, dünyanın bütünündeki milletlerin bir araya gelmesiyle oluşur.

Orta toplum, modern dönemin ulus devletlerine benzer bir toplumdur. Tek bir milletin ma’mur (imar edilmiş) dünyanın bir parçasında bir araya gelmesiyle oluşmaktadır.

Fârâbi’ye göre küçük toplum ise, üzerinde tek bir şehir halkının bir araya gelmesiyle teşekkül etmektedir. Mahalle gibi şehirden daha küçük topluluklarsa, eksik topluma örnektir.

En üstün iyiliğe ve en büyük mükemmelliğe ancak şehirde ulaşılabilir. Yine ona göre ideal şehir, erdemli şehirdir. Erdemli şehrin karşısında ise câhil, fâsık, sapmış, değişmiş vb. şehirler bulunur. Farabi’ye göre erdemli şehir, hayatı devam ettirmek için bütün organları birbirine yardım eden sağlıklı bir vücuda benzer. Yani bu şehirde yaşayan insanlar, bütün farklılıklarına rağmen ortak gayelerde birleşmesini bilen insanlardır.

Fârâbî’nin “cahil şehir” hakkında söylediklerine dikkatle odaklandığımızda, aslında onun ilginç bir şekilde modern ve post-modern dönemin toplum yapılarını da tasvir ettiğini fark ederiz.

Örneğin o, kitabının 34. bölümünde, Herakleitosçu “oluş” fikrini esas alan post-modern düşünürlerin kaosu önceleyen ve hakikatsizliğe vurgu yapan düşüncelerini binlerce yıl öncesinden eleştirir gibidir. Onun “arzu”nun egemenliği altındaki bu toplum tipine dair itiraz ve eleştirilerini okurken, sanki Deleuze-Guattari’nin arzuyu ön plana alan şizoanalizci devrimci materyalist düşüncelerinin eleştirildiğini fark eder gibi oluruz.

Mutluluğun yolunun, arzuların sınırsız özgürlüğünden, zenginlikten, gücün üstünlüğünden vb. geçtiğine inanan cahil şehrin türleri ve bu türlerin ayrı ayrı özellikleri, günümüzün modern, post-modern, kapitalist, maddeci, seküler toplumlarına denk gelir gibidir.

Erdemli şehir ise cahil şehrin tam tersidir. Bu şehrin insanları Allah’ın varlığına ve birliğine iman konusunda birleşirler. Erdemli şehir halkı, öldükten sonra ruhların diri kalacağına da inanmaktadır. Fârâbî’nin Medine’tül Fâzıla’sı Allah’a imanı ve maddecilik karşıtlığını temele alan bir yapıdadır. Onun ilm-i medenîsine göre milletin fertlerine iman (tevhid) ve fıkıh (hukuk) eğitimi mutlaka verilmelidir. Yine bu şehrin insanları maddeyi değil mânâyı ön plana alırlar. İlk yönetici olan Hz. Muhammed’e gelen vahiyleri takip ederler. Filozoflar ve bilginler de bu şehirde en üstün mevkilerdedir.

Câhil şehrin toplumu bölücü, yok edici bir özelliği vardır ki, bu özellik bizim toplumumuza da bulaştırılmak istenmiştir birkaç asırdan beri.

Buna göre, insanlar arasında ne tabii ne de iradi olarak bir sevgi ve bağlılık bulunmamaktadır.

Herkes birbirinden nefret etmelidir. İnsanlar ancak bir zaruret olduğunda birbirlerine yardım ederler.

Yerel seçimlere biraz daha yaklaştığımız şu günlerde, erdemli şehrin yöneticisinin hangi özelliklere sahip olması gerektiği de oldukça önemli bir konu olarak karşımıza çıkıyor. Farabi, erdemli toplumun ilk yöneticisinde bulunan on iki özellikten bahseder. Bunlar: Sağlıklı bir bedene sahip olmak, yüksek anlama gücü, iyi bir hafıza, uyanık ve zeki olma, hitabet gücü, öğrenme sevgisi, doğruluk, şehvetin peşinde koşmama, yüksek ruhlu olmak, dünyevi amaçlara önem vermemek, adil olmak, yapılmasını gerekli gördüğü işi korkmadan yapmak!

Sonra gelecek yöneticilerde ise şu altı özelliğin ön planda olmasını gerekli görür: Filozof olmak, önceki kanunlara uymak, gerektiğinde yeni kanunlar ortaya koymak, derin düşünme gücüne sahip olmak, hitabet üstünlüğüyle insanları etkilemek, siyaset ve savaşları yönetebilecek bir beden sağlığına sahip olmak.

Bu özellikler, 31 Mart’ta gerçekleşecek yerel seçimlerde de adaylar arasından tercih yapmamızı kolaylaştıracak kıstaslar olarak güncelliğini hala koruyor.

Aslında bu seçimler de, nefsi, dünyevîliği, şehevi arzuları, maddeyi merkeze alan cahil şehir anlayışıyla; imanı, erdemi, bilgiyi, maneviyatı, adaleti merkeze alan erdemli şehir anlayışı arasında gerçekleşecek.

Bu noktada ittifaklar da oldukça önemli gözüküyor. Erdemli şehrin mensuplarının birliğe, ittifaka, sevgiye, bağlılığa önem vermesi gerektiği de Farabi tarafından dile getiriliyor bildiğiniz gibi.

Bu arada Farabi’nin erdemli şehre dair bu görüşleri Türkiye’nin güncel siyasetine de ilhamlar sunabilir. Örneğin, Sayın Erdoğan ve Bahçeli’nin seçimlerde ittifakı engelleyen kimi mevzuları aşma arayışları da erdemli bir toplumun arifesinde görülebilecek davranışlardan. Bu noktada, erdemli toplumun ve erdemli şehrin hayalini kurduklarına inandığım Sayın Erdoğan ve Bahçeli’nin, yerel seçimlerde yeniden ittifak kararı alacak olmaları da beni hiç şaşırtmayacak.

 




   yazıyı paylaş

Sen de Yorumla..

Yorumlar..



© Tüm hakları saklıdır TİK MEDYA 2017

Bu sayfa 0.0068 saniyede oluşturuldu.